TARİHİ YERLER 2

16/1/2008

KONUK DEFTERİNE GİRİŞ

Taş Köprü (Çıldır)

Çıldır'ın 30 km. güneyinde Taşköprü Köyü'ndeki bu köprü Anadolu'nun en eski köprülerinden biridir. Urartu Kralı II.Sarduri'nin yaptırdığı sanılan köprünün günümüze yalnızca yuvarlak kemerli
kısmı gelebilmiştir.


Gülyüzü Köyü Köprüsü (Çıldır)

Çıldır'ın yaklaşık 20-25 km. güneyindeki Gülyüzü (Pekreşen) Köyü'nün güneyindeki bir dere üzerinde bulunan bu köprünün XIX.yüzyıl sonlarında yapıldığı sanılmaktadır. Kalıntılarından Posof Çayı üzerindeki köprü ile benzerliği olduğu anlaşılan bu köprü çift gözlü olup, yakın tarihlerde yıkılan zemini yenilenmiştir. Köprü günümüzde kullanılmaktadır.

                                            Çıldır'a 1 km. uzaklıktaki Yıldırımtepe Köyü'nün 1,5 km. kuzeydoğusunda Karaçay Vadisi'ne hakim yüksek bir tepede yer almaktadır. Kalenin ne zaman yapıldığı bilinmemekle beraber yöredeki diğer kalelerin mimari özellikleri göz önüne alındığında Urartular zamanından kaldığı sanılmaktadır. Tarihi kaynaklarda buradan Çıldıran Kalesi, Kal'a-ı Şeytan, Kaçiş, İblis Hisarı gibi isimlerle söz edilmiştir.

Şeytan Kalesi'nin üzerinde bulunduğu yalçın kayalıklar sur duvarları ile birleşerek kaleyi çok daha korunaklı bir konuma getirmiştir. Buradaki kayalıklar en az sur duvarları kadar önemlidir. Sur duvarlarının yüksekliği 2 m.yi bulmaktadır. Ayrıca içerisinde bir şapel, su sarnıcı ve suya inen merdivenlerin kalıntıları görülmektedir.

Kalenin bulunduğu yörede Medlerin, Perslerin, Makedonyalılar, Romalılar, Sasaniler, Selçuklular, İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safaviler ve Osmanlılar yerleşmiştir. Bu devletler kaleden yararlanmışlar, onarımını yaparak ona çeşitli ilaveler de yapmışlardır.

Kurt Kale (Çıldır)

Çıldır'ın 36 km. kuzeydoğusundaki Kurtkale Bucağı'nın 1 km. güneyinde Gürcistan Sınırında bulunmaktadır. Bu kale, Kura Nehri'nin geçtiği derin bir vadiyi kontrol amacı ile yapılmıştır. Ne zaman yapıldığı ve bu ismini nereden aldığı bilinmemektedir. Bununla birlikte, kalenin yapı üslubu ve mimarisi Şeytan Kalesi ile çok yakın benzerlikler gösterdiğinden Urartular zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Yöre halkına göre, Kurt Kale ismini kale girişindeki bir kurt figüründen almıştır.

Kalenin üç yanı vadi ile çevrili olup, iç ve dış olmak üzere iki bölümden yapılmıştır. Bu kalenin Şeytan Kalesi'nden önce yapılmış olması bir bakıma yöreye yapılacak bir saldırıda ön karakol olma görevini üstlenmiştir. Kale içerisinde küçük bir apsisi olan şapel, hamam ve su sarnıcı kalıntıları bulunmaktadır.

Övündü (Vaşlop) Manastır Kilisesi: Çıldır ilçesine bağlı Kurtkale beldesinin yaklaşık l km. kadar doğusundaki Övündü (Vaşlop) Kö-yü'nün 450-500 m. güneyinde bulunan vadide, Kura Nehri'nin akış yönüne göre solunda yer almak*tadır. Bu kilisenin yaklaşık 150-200 m. kuzeyindeki kayalıkta ise eski mağara yerleşimleri bulunmak*tadır.

Kesin yapım tarihi hakkında fikir yürütülmesinin güç olduğu ifade edilen bu kilisenin XI.-XII. yüz*yıllardan kalmış olabileceği düşünülmektedir. Kilise, yörede bulunan Hıristiyan mimarisine ait kalın*tılardan farklı bir plan özelliğine sahiptir. Diğerlerinden farklı olarak ve çok programlı şekilde inşa edilmiştir. Küçük ölçülerde ele alınmış ve bir manastır kilisesi özelliği gösteren yapı*nın iç mekanı, iki bölümden oluşmaktadır. İbadethane olarak düzenlenmiş olan gü*ney kısım, tek katlı olarak in*şa edilmiştir. Manastır odala*rının yer aldığı kuzey kısım, iki katlı bir düzenlemeye sahiptir.

Yöre halkı, manastırın bir çevre duvarı ile çevrili oldu*ğunu, alt katlarında ahır ve yemekhane bölümlerinin bulunduğunu ifade etmekte*dir. Ancak, bugün bu me*kanları tespit etmek güçtür.

Sensop Kilisesi: Çıldır ilçesine bağlı Kurtkale beldesinin yaklaşık l km kuzeydoğusunda yer alan Akdarı (Çamorda) köyünün 5 km. kuzeydoğusundaki yüksek düzlükte ve eski bir yerleşim yerinin ortasında bulunmaktadır. Kesin yapım tarihi hakkında bir bilgi bulunmayan kilisenin X.-XI. yüzyıllardan kalmış olabileceği tahmin edilmektedir. Güney duvarı bugün tamamen yıkılmıştır. Ancak diğer duvarlar ve örtü kısmı sağlamdır. Girişinin güneyden olduğu anlaşılmaktadır.

Kilisenin kuzey yönü maşatlık olarak düzenlenmiştir. Ancak buradaki mezarlar kaçak kazılarla tahrip edilmiştir. Kilise çevresinde daha büyük bir yerleşime ait izler mevcuttur. Bu yerleşime ait taşlar üzerinde figürlü bezemelerin olduğu (kertenkele figürü) yöre halkı tarafından ifade edilmişse de, bezemeli herhangi bir taşa rastlanmamıştır.

Taşköprü: Çıldır ilçesinin yaklaşık 30 km. güneyinde, adını köprüden alan ve günümüze kadar adı hiç değişmemiş olan Taşköprü köyünde bulunmaktadır. Bugün büyük oranda harap olan köprünün, Anadolu'daki en eski köprülerden biri olduğu ve Urartu Kralı II. Sarduri tarafından yaptırıldığı ifade edilmektedir. Bugün sadece yuvarlak kemer kısmı görülebilmektedir. Kalan izlerden yanlarda iri blok taşların korkuluk olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Gülyüzü (Pekreşen) Köyü Köprüsü: Çıldır ilçesinin yaklaşık 20-25 km. güneyindeki Gülyüzü (Pekreşen) köyünde, köyün güneyindeki dere üzerinde yer almaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda inşa edilmiş bu köprünün orijinal topuk kısımları ve topuk hizasına denk gelen korkulukları Posof çayı üzerindeki köprü ile büyük bir benzerlik göstermektedir. Dolayısıyla bu köprünün de XIX. yüzyıl sonlarından kaldığı tahmin edilmektedir.

Günümüzde köprünün geçişi sağlayan yürüme zemini yıkılmıştır. Bunun yerine yakın tarihlerde, betonarme bir yürüme zemini yapılmıştır. Ancak sağlam kalan topuklar ve korkuluklar bu köprünün de Posof Çayı Köprüsü gibi çift gözlü olduğunu ve kemer köşeliklerinde de tahliye gözlerinin olabileceğini akla getirmektedirÇıldır Sancağı sınırları içinde 240 cami ve mescit, l medrese, l Rüşdiye, Türkler için 49, Hıristiyanlar için ise 13 ilkokul ve 15 kilise, ayrıca 5 hamam, 9 han ve 564 işyeri bulunmaktaydı. Ancak Çıldır ve çevresinde adı gecen 15 kiliseden 11'inin ayakta olmasına rağmen, 240 camiden hiç birinin yerini tespit etmek mümkün değildir. Bunların ortadan kalkmasının nedeni de 1828, 1855 ve 1877-1878 Osmanlı - Rus savaşları ile, 1915 - 1920 yılları arasında bölgede meydana gelen Ermeni saldırılarıdır. Posof ilçesinin 5 km. güneybatısındaki Söğütlükaya Köyü yakınında Kule kalıntısı, Çıldır Gölü, Akçakale Adasındaki arkeolojik kalıntılar, İl merkezindeki Mevlüt Efendi Camisi (1701), Arap (Yanık) Camisi, Müderris İbrahim Efendi Camisi (1711), Derviş Bey Camisi (1868), Ölçek Köyü Camisi (1895), Dedeşen Köyü Camisi (1786), Posof Merkez Camisi (1883),                            Gülbelen (Urta) Kilise-Camisi (XI.yüzyıl), Kayabeyi (Yerli Çayıs) Kilise Camisi (X.-XI.yüzyıl), Dedeşen Köyü'nde Şeyh Ahmet ve Şeyh Muhammet Türbesi, Kömür Baba Türbesi, Dedeşen Köyü Çeşmesi, Çıldır-Taşköprü Köyündeki Urartu Kralı II. Sarduri'ye ait Taşköprü, Posof Çayı Köprüsü (XIX.yüzyıl sonlarında Ruslar tarafından yaptırılmıştır), Gülyüzü (Pekreşen) Köyü Köprüsü (XIX.yüzyıl), Ardahan Kalesi, Kazan Kalesi, Altaş (Ur) Kalesi, Kinzi Kalesi, Kalecik Kalesi, Şeytan Kalesi, Kurt Kale, Sevimli Kale, Cak kalesi, Şavaşır Kalesi, Mere Kalesi, Kol Kale, Kırnav Kalesi, Ölçek Köyü Kalesi, Dedeşen Köyü Kale Kalıntısı, Karakale, Kışlahanak (Avcılar) Kalesi bulunmaktadır. Ayrıca Osmanlı-Rus Savaşları sırasında Ardahan'da savunma amaçlı tabyalar yapılmıştır. Bunların başında Emiroğlu, Singer, Kaz, Kaya, Ahali, Düz, Mihrap Tabyaları gelmektedir. Bu tabyalar, Batum, Ahıska, Ahılkelek, Kars, Oltu ve Erzurum yollarını kontrol altına almak amacı ile yapılmıştır. Bu tabyalar Ardahan Kalesi'nin güney, doğu ve kuzeyinde şehre, kaleye ve Kura düzlüğüne hakim konumdaydı. Bunların içerisinde en önemlisi Ramazan Tabyasıdır. Övündü (Vaşlop) Manastır Kilisesi, İl merkezinin

 

TARİHİ YERLER

14/1/2008

KONUK DEFTERİNE GİRİŞ

Vaşlop Manastır Kilisesi (Çıldır)

Vaşlop Manastır Kilisesi, Çıldır'ın Kurtkale beldesinin Övündü (Vaşlop) Köyü'nün 450-500 m. güneyindeki vadide yer almaktadır. Kura Nehri'nin solunda 150-200 m. yüksekliğindeki kayalıkların üzerinde mağara yerleşim alanlarına rastlanmıştır. Buradaki kilisenin ne zaman yapıldığı kesin olmamakla beraber XI.-XIII.yüzyıllara ait olduğu ileri sürülmüştür.

XI.-XIII.yüzyılda yapılmış olan Bizans kiliseleri ile yöredeki Hıristiyan yapılarından farklı biçimde bir yapım özelliği göstermektedir. Oldukça küçük ölçüdeki kilisenin iç mekanının ibadete ayrılan güneyi tek katlı, manastır hücrelerinin bulunduğu kuzeyi de iki katlı yapılmıştır. Kilisenin çevresindeki manastır kalıntılarına ait hiçbir iz günümüze gelememiştir. Bu yörede yaşayanlar buradaki manastırın çevre duvarları ile çevrili olduğunu, alt katlarda da mutfak, depo ve ahırların yer aldığını söylemektedirler.

Yerli Çayıs Kilisesi (Çıldır)

Çıldır'ın 10 km. kuzeydoğusundaki Kayabeyi (Yerli Çayıs) Köyü'nde bulunan bu yapı X.-XI. Yüzyıllarda yapılmıştır. XIX.yüzyılın sonlarında camiye çevrilmiş ve bunu belirten bir ibare de batı duvarına "h.1336 (1917)" yazılmıştır. Kilisenin güneydeki girişi cami olduktan sonra mihrap nişine dönüştürülmüştür.

Bazilika planındaki yapının üzeri kırma bir çatı ile örtülmüştür. Düzgün kesme taşlardan yapılmış olan kilisenin üst örtüsü ve beden duvarları orijinaldir.

Urta (Gölbelen) Kilisesi (Çıldır)

                  Çıldır'ın 7 km. güneybatısındaki Gölbelen (Urta) Köyü'nde bulunan ve bugün cami olarak kullanılan kilisenin XI.yüzyıldan kaldığı sanılmaktadır.

Kilisenin orijinal girişi olan batı yönü kapatılmış ve kuzeyde yeni bir giriş açılmıştır. Düzgün kesme taşlardan inşa edilen bu yapının güney duvarına mihrap, batı yönüne de bezemeli ahşap bir minber konulmuştur. Yapının içerisi orijinal özelliğinden uzaklaşmıştır.

KONUK DEFTERİNE GİRİŞ

Vaşlop Manastır Kilisesi (Çıldır)

Vaşlop Manastır Kilisesi, Çıldır'ın Kurtkale beldesinin Övündü (Vaşlop) Köyü'nün 450-500 m. güneyindeki vadide yer almaktadır. Kura Nehri'nin solunda 150-200 m. yüksekliğindeki kayalıkların üzerinde mağara yerleşim alanlarına rastlanmıştır. Buradaki kilisenin ne zaman yapıldığı kesin olmamakla beraber XI.-XIII.yüzyıllara ait olduğu ileri sürülmüştür.

XI.-XIII.yüzyılda yapılmış olan Bizans kiliseleri ile yöredeki Hıristiyan yapılarından farklı biçimde bir yapım özelliği göstermektedir. Oldukça küçük ölçüdeki kilisenin iç mekanının ibadete ayrılan güneyi tek katlı, manastır hücrelerinin bulunduğu kuzeyi de iki katlı yapılmıştır. Kilisenin çevresindeki manastır kalıntılarına ait hiçbir iz günümüze gelememiştir. Bu yörede yaşayanlar buradaki manastırın çevre duvarları ile çevrili olduğunu, alt katlarda da mutfak, depo ve ahırların yer aldığını söylemektedirler.

Yerli Çayıs Kilisesi (Çıldır)

Çıldır'ın 10 km. kuzeydoğusundaki Kayabeyi (Yerli Çayıs) Köyü'nde bulunan bu yapı X.-XI. Yüzyıllarda yapılmıştır. XIX.yüzyılın sonlarında camiye çevrilmiş ve bunu belirten bir ibare de batı duvarına "h.1336 (1917)" yazılmıştır. Kilisenin güneydeki girişi cami olduktan sonra mihrap nişine dönüştürülmüştür.

Bazilika planındaki yapının üzeri kırma bir çatı ile örtülmüştür. Düzgün kesme taşlardan yapılmış olan kilisenin üst örtüsü ve beden duvarları orijinaldir.

Urta (Gölbelen) Kilisesi (Çıldır)

                  Çıldır'ın 7 km. güneybatısındaki Gölbelen (Urta) Köyü'nde bulunan ve bugün cami olarak kullanılan kilisenin XI.yüzyıldan kaldığı sanılmaktadır.

Kilisenin orijinal girişi olan batı yönü kapatılmış ve kuzeyde yeni bir giriş açılmıştır. Düzgün kesme taşlardan inşa edilen bu yapının güney duvarına mihrap, batı yönüne de bezemeli ahşap bir minber konulmuştur. Yapının içerisi orijinal özelliğinden uzaklaşmıştır.

Taş Köprü (Çıldır)

Çıldır'ın 30 km. güneyinde Taşköprü Köyü'ndeki bu köprü Anadolu'nun en eski köprülerinden biridir. Urartu Kralı II.Sarduri'nin yaptırdığı sanılan köprünün günümüze yalnızca yuvarlak kemerli kısmı gelebilmiştir.


Gülyüzü Köyü Köprüsü (Çıldır)

Çıldır'ın yaklaşık 20-25 km. güneyindeki Gülyüzü (Pekreşen) Köyü'nün güneyindeki bir dere üzerinde bulunan bu köprünün XIX.yüzyıl sonlarında yapıldığı sanılmaktadır. Kalıntılarından Posof Çayı üzerindeki köprü ile benzerliği olduğu anlaşılan bu köprü çift gözlü olup, yakın tarihlerde yıkılan zemini yenilenmiştir. Köprü günümüzde kullanılmaktadır.

Çıldır'a 1 km. uzaklıktaki Yıldırımtepe Köyü'nün 1,5 km. kuzeydoğusunda Karaçay Vadisi'ne hakim yüksek bir tepede yer almaktadır. Kalenin ne zaman yapıldığı bilinmemekle beraber yöredeki diğer kalelerin mimari özellikleri göz önüne alındığında Urartular zamanından kaldığı sanılmaktadır. Tarihi kaynaklarda buradan Çıldıran Kalesi, Kal'a-ı Şeytan, Kaçiş, İblis Hisarı gibi isimlerle söz edilmiştir.

Şeytan Kalesi'nin üzerinde bulunduğu yalçın kayalıklar sur duvarları ile birleşerek kaleyi çok daha korunaklı bir konuma getirmiştir. Buradaki kayalıklar en az sur duvarları kadar önemlidir. Sur duvarlarının yüksekliği 2 m.yi bulmaktadır. Ayrıca içerisinde bir şapel, su sarnıcı ve suya inen merdivenlerin kalıntıları görülmektedir.

Kalenin bulunduğu yörede Medlerin, Perslerin, Makedonyalılar, Romalılar, Sasaniler, Selçuklular, İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safaviler ve Osmanlılar yerleşmiştir. Bu devletler kaleden yararlanmışlar, onarımını yaparak ona çeşitli ilaveler de yapmışlardır.

Kurt Kale (Çıldır)

Çıldır'ın 36 km. kuzeydoğusundaki Kurtkale Bucağı'nın 1 km. güneyinde Gürcistan Sınırında bulunmaktadır. Bu kale, Kura Nehri'nin geçtiği derin bir vadiyi kontrol amacı ile yapılmıştır. Ne zaman yapıldığı ve bu ismini nereden aldığı bilinmemektedir. Bununla birlikte, kalenin yapı üslubu ve mimarisi Şeytan Kalesi ile çok yakın benzerlikler gösterdiğinden Urartular zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Yöre halkına göre, Kurt Kale ismini kale girişindeki bir kurt figüründen almıştır.

Kalenin üç yanı vadi ile çevrili olup, iç ve dış olmak üzere iki bölümden yapılmıştır. Bu kalenin Şeytan Kalesi'nden önce yapılmış olması bir bakıma yöreye yapılacak bir saldırıda ön karakol olma görevini üstlenmiştir. Kale içerisinde küçük bir apsisi olan şapel, hamam ve su sarnıcı kalıntıları bulunmaktadır.

Övündü (Vaşlop) Manastır Kilisesi: Çıldır ilçesine bağlı Kurtkale beldesinin yaklaşık l km. kadar doğusundaki Övündü (Vaşlop) Kö-yü'nün 450-500 m. güneyinde bulunan vadide, Kura Nehri'nin akış yönüne göre solunda yer almak*tadır. Bu kilisenin yaklaşık 150-200 m. kuzeyindeki kayalıkta ise eski mağara yerleşimleri bulunmak*tadır.

Kesin yapım tarihi hakkında fikir yürütülmesinin güç olduğu ifade edilen bu kilisenin XI.-XII. yüz*yıllardan kalmış olabileceği düşünülmektedir. Kilise, yörede bulunan Hıristiyan mimarisine ait kalın*tılardan farklı bir plan özelliğine sahiptir. Diğerlerinden farklı olarak ve çok programlı şekilde inşa edilmiştir. Küçük ölçülerde ele alınmış ve bir manastır kilisesi özelliği gösteren yapı*nın iç mekanı, iki bölümden oluşmaktadır. İbadethane olarak düzenlenmiş olan gü*ney kısım, tek katlı olarak in*şa edilmiştir. Manastır odala*rının yer aldığı kuzey kısım, iki katlı bir düzenlemeye sahiptir.

Yöre halkı, manastırın bir çevre duvarı ile çevrili oldu*ğunu, alt katlarında ahır ve yemekhane bölümlerinin bulunduğunu ifade etmekte*dir. Ancak, bugün bu me*kanları tespit etmek güçtür.

Sensop Kilisesi: Çıldır ilçesine bağlı Kurtkale beldesinin yaklaşık l km kuzeydoğusunda yer alan Akdarı (Çamorda) köyünün 5 km. kuzeydoğusundaki yüksek düzlükte ve eski bir yerleşim yerinin ortasında bulunmaktadır. Kesin yapım tarihi hakkında bir bilgi bulunmayan kilisenin X.-XI. yüzyıllardan kalmış olabileceği tahmin edilmektedir. Güney duvarı bugün tamamen yıkılmıştır. Ancak diğer duvarlar ve örtü kısmı sağlamdır. Girişinin güneyden olduğu anlaşılmaktadır.

Kilisenin kuzey yönü maşatlık olarak düzenlenmiştir. Ancak buradaki mezarlar kaçak kazılarla tahrip edilmiştir. Kilise çevresinde daha büyük bir yerleşime ait izler mevcuttur. Bu yerleşime ait taşlar üzerinde figürlü bezemelerin olduğu (kertenkele figürü) yöre halkı tarafından ifade edilmişse de, bezemeli herhangi bir taşa rastlanmamıştır.

Taşköprü: Çıldır ilçesinin yaklaşık 30 km. güneyinde, adını köprüden alan ve günümüze kadar adı hiç değişmemiş olan Taşköprü köyünde bulunmaktadır. Bugün büyük oranda harap olan köprünün, Anadolu'daki en eski köprülerden biri olduğu ve Urartu Kralı II. Sarduri tarafından yaptırıldığı ifade edilmektedir. Bugün sadece yuvarlak kemer kısmı görülebilmektedir. Kalan izlerden yanlarda iri blok taşların korkuluk olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Gülyüzü (Pekreşen) Köyü Köprüsü: Çıldır ilçesinin yaklaşık 20-25 km. güneyindeki Gülyüzü (Pekreşen) köyünde, köyün güneyindeki dere üzerinde yer almaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda inşa edilmiş bu köprünün orijinal topuk kısımları ve topuk hizasına denk gelen korkulukları Posof çayı üzerindeki köprü ile büyük bir benzerlik göstermektedir. Dolayısıyla bu köprünün de XIX. yüzyıl sonlarından kaldığı tahmin edilmektedir.

Günümüzde köprünün geçişi sağlayan yürüme zemini yıkılmıştır. Bunun yerine yakın tarihlerde, betonarme bir yürüme zemini yapılmıştır. Ancak sağlam kalan topuklar ve korkuluklar bu köprünün de Posof Çayı Köprüsü gibi çift gözlü olduğunu ve kemer köşeliklerinde de tahliye gözlerinin olabileceğini akla getirmektedirÇıldır Sancağı sınırları içinde 240 cami ve mescit, l medrese, l Rüşdiye, Türkler için 49, Hıristiyanlar için ise 13 ilkokul ve 15 kilise, ayrıca 5 hamam, 9 han ve 564 işyeri bulunmaktaydı. Ancak Çıldır ve çevresinde adı gecen 15 kiliseden 11'inin ayakta olmasına rağmen, 240 camiden hiç birinin yerini tespit etmek mümkün değildir. Bunların ortadan kalkmasının nedeni de 1828, 1855 ve 1877-1878 Osmanlı - Rus savaşları ile, 1915 - 1920 yılları arasında bölgede meydana gelen Ermeni saldırılarıdır. Posof ilçesinin 5 km. güneybatısındaki Söğütlükaya Köyü yakınında Kule kalıntısı, Çıldır Gölü, Akçakale Adasındaki arkeolojik kalıntılar, İl merkezindeki Mevlüt Efendi Camisi (1701), Arap (Yanık) Camisi, Müderris İbrahim Efendi Camisi (1711), Derviş Bey Camisi (1868), Ölçek Köyü Camisi (1895), Dedeşen Köyü Camisi (1786), Posof Merkez Camisi (1883), Gülbelen (Urta) Kilise-Camisi (XI.yüzyıl), Kayabeyi (Yerli Çayıs) Kilise Camisi (X.-XI.yüzyıl), Dedeşen Köyü'nde Şeyh Ahmet ve Şeyh Muhammet Türbesi, Kömür Baba Türbesi, Dedeşen Köyü Çeşmesi, Çıldır-Taşköprü Köyündeki Urartu Kralı II. Sarduri'ye ait Taşköprü, Posof Çayı Köprüsü (XIX.yüzyıl sonlarında Ruslar tarafından yaptırılmıştır), Gülyüzü (Pekreşen) Köyü Köprüsü (XIX.yüzyıl), Ardahan Kalesi, Kazan Kalesi, Altaş (Ur) Kalesi, Kinzi Kalesi, Kalecik Kalesi, Şeytan Kalesi, Kurt Kale, Sevimli Kale, Cak kalesi, Şavaşır Kalesi, Mere Kalesi, Kol Kale, Kırnav Kalesi, Ölçek Köyü Kalesi, Dedeşen Köyü Kale Kalıntısı, Karakale, Kışlahanak (Avcılar) Kalesi bulunmaktadır. Ayrıca Osmanlı-Rus Savaşları sırasında Ardahan'da savunma amaçlı tabyalar yapılmıştır. Bunların başında Emiroğlu, Singer, Kaz, Kaya, Ahali, Düz, Mihrap Tabyaları gelmektedir. Bu tabyalar, Batum, Ahıska, Ahılkelek, Kars, Oltu ve Erzurum yollarını kontrol altına almak amacı ile yapılmıştır. Bu tabyalar Ardahan Kalesi'nin güney, doğu ve kuzeyinde şehre, kaleye ve Kura düzlüğüne hakim konumdaydı. Bunların içerisinde en önemlisi Ramazan Tabyasıdır. Övündü (Vaşlop) Manastır Kilisesi, İl merkezinin

ÇILDIR TARİHİ

14/10/2007

KONUK DEFTERİNE GİRİŞ

ÇILDIR

Çıldır geniş bir bölgeyi ifade etmekte idi.
Çıldırın tarihi bilgilere dayanarak coğrafya sı; Erzurum, Ağrı. Artvin’in bir kısmı,Kars,Ardahan,Iğdır,Ahırkelek ve Ahıska”yı kapsayan geniş toprağı
ifade etmektedir. Bildiğiniz gibi Osmanlının Bir beyler beyiliği olduğunu bilmekte siniz. Çıldır Beylerbeyliğinin En çok tanınan Çildir Oğlu ISAK Paşa”dır.
Rahmetli Aşık Şenlik:
“ Canım kurban olsun o Çıldır”a.
Edep erkân ordadır “ derken geniş çoğa rafyayı anlatmıştır.
Kurtuluş savaşın dan sonra yeni yapılaşan idari yapıda Zurzunza nın adı Çıldır İlçesi olarak işlevlik kazanmiştır.
Çıldır ilk ilçe olduğu zaman İynezor (Gönül Alan) köyü dahil olmak üzere. Taş başı Köyü de Taş Köprü Köyü de Çıldırın Köyleridi.Bu köyler Alınarak Arpaçay a bağlandı .Daha sonra Cala (Doğruyol),Kamervan (Çanaksu), Kızılveran(Aydın
Gün),İrişti,Gehreşen Kakac ve Pekreşen köyleride Çıldır dan ayrılıp Arpaçay a bağlanmıştır.Bu köylerin tamamı Terekeme-Karapapaktır. Bilindiği üzere Çıldırın tamamı Terekeme-Karapapaktır.
Çıldır, en eski Türk yerleşim merkezlerinden biridir. Heredot Tarihi’ nde de bahsedildiği gibi, M.Ö. 650-700 yılları arasında bölgeye gelen Saka Türkleri, Çıldır’ a ebedi Türk olma damgasını vurmuşlardır. Zaten Çıldır adı da oradan gelmektedir.
Çıldır, Oğuz Han’ın Çavuldur Boyu adının; Çavuldur (Çaldur) Çıldır şeklinde fonetik bir değişikliğe uğramış biçimdir.
Çavuldur, Oğuz’ un Gökhan’ dan olma ikinci torunudur. Yöre halkının meskuniyeti, böylece 1071 Zaferi’nden çok daha gerilere gider. Öyle ki, Anadolu kapılarını ebedi olarak Türklere açacak olan Sultan Alpaslan’ın ordusu, Çıldır’a geldiğinde, Akçakale mevkiinde üç gün misafir edilir ve ordusuna takviye birlikler verilir.
Çıldır’ ın bilinen tarihi zamanımızdan 6000 yıl öncesine gitmektedir. Yapılan araştırmalarda Hurrilerin burada Akçakale ada kenti olmak üzere bir devlet kurduklarını göstermiştir. M.Ö. 1900-1400 yılları arasında kurulan Kitanlı Devleti Çıldır gölü ve çevresine 500 yıl hakim olmuştur. Bundan sonra merkezi otoritesi kayıp olan Hurrilerin 600 yıl süren derebeylik devresinde Akçakale Köyü merkez olmak üzere Gökdağ, İnektepe, Kalaça, Akçakale’ nin kuzeyinde Senger denilen yerlere birer kale kurarak derebeylik yörede egemen olmuştur. Özellikle Senger- Gökdağ üzerinde Trabzon’a kadar uzanan tarihi ipek yolunun bir kolunun da kontrol altına alınabilmesi için bir tepenin yapay engellerle sarplaştırılmasıyla dikkati çeker. Burası hem Çıldır gölüne hem’ de Çıldır ovası’ na hakim bir derebeylik’ idi.
Daha sonra aynı ırktan olan URARTU Devleti’nin egemenlik sürdüğü görülür. M.S. 650 yıllarında SAKA Devleti, URARTU Devleti’ nin egemenliğine son vermiştir. Bir süre sonra yani M.S. 429 yılında 200 yıl boyunca İranlılar Çıldır’ a hakim oldular. Bu dönemin izleri mezarda ateş yakmak ve ateşe su dökmenin günah sayılması gibi inançlarla günümüze ulaşmıştır. 450-500 seneleri arasında Musevi inancını kabul etmiş olan Hazarlar büyük bir Devlet kurarak Çıldır ve çevresini’ de topraklarına kattılar. Bu dönemde buralarda bulunan Kazak ve Borcalı’ lara TEREKEME adı verilirdi.
Selçuklu Sultanı Alpaslan 1064 yılında Horasan’dan büyük bir ordu ile gelip Mayıs ayında Cavak Sancağının merkezi olan Akçakale’ yi feth etti. Alpaslan’ ın savaşmadan teslim olma önerisini götüren İbni Mücahit ve Ebu Semre-yi Akçakale Beyi öldürttüğünden kent savaşla alındı ve gece yakıldı. Gölün doğu kıyısındaki Albiz Kalesi’ de alınarak yakılıp yıkıldı. Çıldırın İdaresi Alpaslan’ın kayın pederi sayılan Müslüman Loru Terekeme beylerine verildi. Akçakale, Akal-Palak halkı göç ederek yanan şehirlerinin yerine Ahırkelek Kalesini yaparak yerleştiler. Türkçe’de Şeytan anlamına gelen Albız halkı ise Rabat (Yıldırımtepe) kuzeyine Şeytan Kalesini yaptılar. 1064 yılından itibaren Çıldır bölgesi merkezi Şeytan Kale oldu.
Loru Terekeme Beyleri Cavak Sancağını 60 yıl idare ettiler. Kıpcaklar 1124 yılında Daryal boğazından geçerek Çıldır’ı ele geçirdiler. Kıpçaklar Gürcüler in Bangrat Kırallarını tahta geçirdiler. Bu dönemde Çıldır’ dan diğer bölgelere büyük göçler oldu. 1125 yılında Çıldır Gürcülerden Harzem Şah’ ların eline geçti.
1239-1240 yıllarında Moğollar Harzem Devletini yıkarak Çıldır’ ı aldılar. Moğollar Ardahan, Çıldır ve Ahıska’ nın yönetimini Kıpcak beylerine verdiler. Dönem dönem beylikler egemenliği altında kalan Çıldır Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Oltu, Ardahan ve Kars’ ı almasından sonra 1546 yılında Safavı Şahı birinci Tahmasap Çıldır’ı Ata bek’ lerden alarak Cavak beylerinden Varaza oğlu Mahmut Hana verdi. Çıldır’ da Rabat ve Şeytan Kalesini yönetim merkezi yaptı. Safavi’ ler ve Osmanlılar Çıldır ve Ardahan arasında baskın ve talanlarla birbirlerini hırpaladılar. İran Serdarı Tokmahan ile Osmanlı Ordusu 09 Ağustos l578 günü Zurzuna, Purut ve Suhara (Çıldır, Eşmepınar ve Aşıkşenlik) arasında şimdiki Çıldır düzünde meydan muharebesi yaparak Şeytan Kalesi alındı. Lala Mustafa Paşa Feth edilen yerlerde 3 eyalet kurdu. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde eyaletlerden birisi olan Çıldır eyaletini Osmanlının doğudaki en güçlü ve zengin eyalet olduğunu belirtmiştir.
93 Harbi olarak geçen savaş sonrasında 1877 yılında bölge yeniden Rusların eline geçti 14 Temmuz 1878’ de yapılan Berlin anlaşmasıyla Ruslara savaş borcu olarak verilecek olan 245 milyon Osmanlı altınının 200 milyonunu karşılamak üzere 3 sancak denilen Kars, Çıldır ve Batum sancakları Ruslara teslim edildi. 1917 yılında Rusya’da başlayan Bolşevik ihtilalini fırsat bilen Gürcüler bağımsızlıklarını ilan ederek Çıldır’ ın işgaline başladılar. Bu dönemde Çıldır Gürcülerle Ermeniler arasında çekişme bölgesi haline geldi. İşgale direnen Çıldır’ da yaşanan, Meryem ve Kotanlı köylerinin katliamlarından sonra iki yerleşim birimi yok edildi. Bu dönemde 19 Mayıs 1919’ da Samsun’ dan doğan güneş Amasya, Erzurum ve Sivas’ ta Ülkeyi aydınlatmaya başlamış, Çıldır’ dada Kuvay-i Milliye direnişi başlamıştır. Direnişe karşı başlatılan sindirme hareketi sırasında 1828 yılında Ruslarla yapılan Türkmen Çay anlaşmasıyla yaşadıkları bölgeler Ruslara bırakılan bu sebeple oralardan göç eden ve kitleler halinde Çıldır’ a yerleşen Terekemeler ile o zamana kadar Çıldır’ da yaşayan halktan büyük gruplar göç etmeye başladılar. Ancak Kuvay-i Milliye güçleri ve halk ozanı Aşık Şenlik gibi insanlar göçü değil, savaşarak kurtuluşu anlatmaya başladılar.
Merkezi Erzurum’ da olan 15. Kolordu, Kazım Karabekir komutasında Milli Şura kuvvetlerinin yardımı ile önce Ermenilerin sonrada Gürcülerin üzerine yürüdü. 25 Şubat 1921 günü Çıldır düşman işgalinden kurtularak Çıldır Türk topraklarına katılmıştır.
Nüfusu : İlçemizin 2000 son Nüfus sayımlarına göre İlçe Merkezi 2415, Köylerinin 12454 nüfusu olup, toplam İlçenin Nüfusu 14869 dur. Bu dağılımdan anlaşılacağı gibi toplam nüfusun %70 köylerde yaşamaktadır. Toplam nüfusun %51 ini erkekler, %49 unu ise kadınlar teşkil etmektedir. Toplam nüfusun tamamı ise Türkçe konuşmaktadır.
İDARİ YAPISI
Çıldır İlçesi 25 Şubat 1921 yılında düşman işgalinden kurtarılarak Türk topraklarına katılmış olup, Kars İline bağlı İlçe statüsünü almıştır. Daha sonra Ardahan’ın 27.05.1992 tarih ve 3806 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla İl olması ve Resmi Gazetenin 03.06.1992 tarih ve 21247 mükerrer sayısında yayınlanmasıyla Çıldır İlçesi Ardahan’ a bağlanmış bulunmaktadır. Merkez Belediye ve Belde Belediye olmak üzere 2 belediyesi vardır. İlçemizde 25. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına bağlı 7.Hudut Tabur Komutanlığı ve bu tabura bağlı Kenarbel Bölük Komutanlığı ve Doğruyol Bölük Komutanlığı mevcut olup, İlçemizin Gürcistan Devletiyle sınır olması nedeniyle sınırımızın korunması ve yaz aylarında meydana gelebilecek kaçakçılığın önlenmesinde büyük görev düşmektedir. Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığı, İlçe güvenliğinin sağlanması için Emniyet Amirliği, Jandarma Komutanlığı ve bu komutanlığa bağlı Kurtkale Karakol Komutanlığı, Malmüdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Sağlık Grup Başkanlığı, İlçe Tarım Müdürlüğü, Özel İdare Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü, Halk Eğitimi Merkez Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü, İlçe Müftülüğü, Köy Hizmetleri Şantiye Şefliği, Kararyolları Bakımevi, Tedaş İşletme Şefliği, Posta İşletme Şefliği, Telekom Şefliği ve Tarım Kredi Kooperatifi olmak üzere 21 Kamu Kuruluşuyla hizmet vermektedir. İlçemizde bulunan Askerlik Şubesi Başkanlığı isi 2002 yılı içerisinde Ardahan İline taşınmıştır.
Kaynak: F.Kırızoğlu cıldırlıkarapapak
Çıldır Belediye Başkanlığı
İncelemeler